13 Aralık 2018 Perşembe Saat 16:36
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H.Habip Taşkın
habibtaskin@gmail.com
TEK İSTEĞİMİZ HERKES İÇİN İNSANCA YAŞAM
03 Kasım 2014 Pazartesi Saat 07:28


TEK İSTEĞİMİZ HERKES İÇİN İNSANCA YAŞAM

Seçimden önce milletvekili adayları; “sizin haklarınızı ben savunacağım, gözünüz, kulağınız olacağım” diye kapı kapı dolaşarak önünüzde eğilirler, takla atarlar, oy isterler. Seçildikten sonra o sözler unutulur gider. İktidar partisi milletvekiliyse, rüzgârın esintisine göre söylemleri değişir, başka biri olur, kendi çıkarları doğrultusunda giderler.

Yaşadığım süre içinde bunca iktidar, koalisyon hükümeti, askeri faşist darbeler gelip geçti. Hiçbiri halkın, halkların sorunlarını çözmedi. Bir avuç para babasının, sermayenin sorunlarını çözdü. Bu sorunları çözerken de, vatandaşlarına karşı hep ayrımcılık yaptılar.

Sorunlar çözülmediği için emekçiler, yoksullar, ezilenler haklarınıaramak için seslerini alanlarda duyurmaya çalıştı. Karşılarına da hep devletingüvenlik güçleri çıktı. İktidar sahipleri böyle hak aramalarıistemezler, sevmezler.

Halkların inek gibi olmalarını ve sağılmalarını isterler. Ekonomik ve sosyal haklarını aradıkları için başlarına gelmeyen şey kalmayan insanlar devletin polisi, copu, panzeriyle, silahı, gaz bombasıyla, kimyasal suyuyla ve diğer baskı araçlarıyla saldırıya uğrarken, diğer yandan savcı ve hâkimi de o günkü iktidar partisine göre şekillenerek polisin attığı adımın son halkasınıoluştururlar. Adaletin adalet olmadığını gözler önüne serilir. Vicdanlar körelir.

Dünyada en büyük yatırım sağlığa, eğitime, sosyal yaşama değildir! Peki, yatırım nereyedir? Silahadır.Devleti yönetenlerden çok duymuşuzdur: “Dış mihraklara, gâvura karşısilahlanıyoruz.” diye.

Biri gerçek, diğeri sahtekâr yüzü olmak üzere yaşamın iki yüzü vardır. Sahtekâr yüzünde silahlar halka karşı zaman zaman kullanılmaktadır. Bu kullanılma ise birdevlet politikasıdır. İnsanların istemlerini bastırma politikasıdır. Bu da şiddeti içerir. AKP iktidarı İslam’ı kendilerine kalkan olarak kullansa da özünde geçmiş iktidarların halka ve halklara karşı olduğu gibi kendileri de karşıdır.

TC. politikalarında geçmişten günümüze kadar iktidar partileri konumlarını korumaları için MİT‘e, Emniyet teşkilatına,Adalet Bakanlığı‘na, Yargıtay‘a, Sayıştay‘a,TSK‘ya kendi adamlarını yerleştirmeye özen gösterdiler. AKP iktidarı da aynısını uygulamaktadır. AKP’nin bir özelliği de buralara İslamcı kadroları, tarikat gruplarını yerleştirmek oldu.

CHP dönemlerinde Kemalistler, Ulusalcılar. Adalet Partisi iktidarında, 1. ve 2. Milliyetçi Cephe iktidar koalisyonunda, MHP’li kadrolar ağırlıklı olarak yerleştirildi. Hepsinin ortak beslendikleri yer Türkçülük ve Türk-İslam sentezi ile oluşan, harmanlanan bir mantıktı.

AKP iktidarı da halkın ve halkların örgütlü muhalif gücünden korkmaktadır.Her barışçıl protestoyu polis gücü şiddetiyle bastırma ve savcıları,hâkimleri göreve çağırmakla ün salmışlardır.

Gezi Direnişi AKP iktidarının uykularını kaçırmaktadır. Gezi, insanın insanca, eşitçe, paylaşarak yaşamak, yolsuzluğa, pahalılığa karşı çıkmak ve bir hak alma mücadelesi için alanlara çıkmasıdır.

Bu barışçıl gösteriye tahammül edemeyen AKP iktidarı polislere şiddet yoluyla bastırmaları için emirler verirken, genç bedenler toprağa ardı ardına düştü. Gezi Direnişi özünde bitmedi. Bitmediğini bilen AKP 1990 yıllarında Tansu Çiller ve koalisyon hükümetlerini aratmayacak yasa tekliflerini hazırlama ve uygulama aşamasına geçmek için hazırlıklarını sürdürmektedir.

1990 iktidarının başlangıcıyla 1998 yılına kadar devrimciler, Kürt aydınları, siyasetçileri ve insanları direk hedef alınarak öldürüldüler. İşkenceden geçirildiler, gözaltında kaybedildiler. Bunun adına yargısız infaz denilir. Kürt sorununu ve devrimcilerin varlığını Çiller koalisyon hükümeti bitiremedi.

AKP iktidarıda ılımlı İslam adı altında dindar nesil ile kindar nesil yetiştirmeyi pratik yaşamda uygulayarak, devletin üst kademelerini eline geçirerek yoluna emin adımlarla gitmeyi hedeflemektedir.

Bir aileyi düşünün ve bu ailenin beş yetişkin çocuğu olsun. Ailenin büyükleri bu beşçocuktan birisine parasal, ekonomik yönden desteğini sunsun. Diğer yetişkin çocuklar bu işi hoş karşılamaz. Karşılamadıkları gibi ev ortamında huzur olmaz. Devlet yapısı da bunun gibidir.

Bu ülkedesömürü ve talan düzeninin rahatça sürdürülmesi için polise, askere yetki verebilirsiniz. Yasaları istediğiniz biçimde hazırlayabilirsiniz. İç huzur denilen olayda dalgalanmalar alır başını gider önüne hangi devlet aygıtını çıkartırsanız çıkartın, dalgalar önüne kattığını süpürür gider.

Yakın zamana bir bakalım; Saddam Hüseyin’in, Kaddafi’nin devleti vardı. Polisi, askeri, savcısı, hakimi vardı. Sonuca bakacak olursak, Emperyalist ülkelerin ‘sömürücülerin’ emriyle oyun içinde oyunla öldürüldüler.

Tarihe ve Osmanlı İmparatorluğuna’da bir bakın halk tarafından öldürülen padişahlar var. Üst düzeyin birbirini öldürmesi var. Ne demek istediğimi şimdi daha iyi anlamışsınızdır.

Bir tarafta sihirli elle köşeyi dönenler, rahat yaşayanlar ile yoksulluk, sefalet içinde sürünerek yaşayanlar oldukça, bunun adına eşitsizlik denir. İstediğiniz kadar anayasa maddesi hazırlayın! Sizin dilinizden söyleyeyim! Kıyamet kopar, insanların kıyameti.

Hüseyin Habip Taşkın

27.10.2014


http://gezite.org/tek-istegimiz-herkes-icin-insanca-yasam/

Bu yazı toplam 212 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Erdoğan SEZER
2.H?z?r?ah Etkinli?i
Veli GÜLSOY
1.Hızırşah
Erdal Yıldırım
FAŞİZME RAMAK KALA..
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Yenilenen Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?
Çok Güzel Olmuş
Güzel
İdare Eder
Kötü