18 Ocak 2018 Perşembe Saat 07:59
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gizem dolu DATÇA...!
30 Mayıs 2012 Çarşamba Saat 06:01
Geçmişini hala bağrında saklı tutan, gizem dolu DATÇA...!

"Tanrı Sevdiği Kulunun Uzun Ömürlü Olmasını İsterse Datça Yarımadasına bırakır..."
 Bir olayı olguyu anlatırken kelimelerin yetersiz kaldığını,yaşamayana bunu anlatmanın ne denli zor ve anlatılmaz olacağını düşündüğümüzde herkesçe bilinen kilişe bir ifadeyle "anlatılmaz-yaşanır" deriz. Datça,Akdeniz ile Ege denizini buluşturan 235 km.lik sahil bandında,pırıl pırıl,masmavi,akvaryum niteliğinde,52 irili ufaklı koya sahiptir. Büyük yerleşim merkezleri ve sanayi tesisleri olmayan ilçemizin havası kadar denizi de olağanüstü temizdir.İlçemizde 7 mavi bayraklı plaj bulunmakta ise de diğer tüm noktalarda da aynı gönül rahatlığı içinde deniz keyfi yaşamak mümkündür.
 İlçe merkezinde ve yakın bölgelerindeki köylerde bulunan tertemiz plajlar ve koyları ile Datça tam bir Akvaryum cennetidir.Tertemiz sularında ve mavi bayraklı koylarında deniz keyfi bir başka çıkıyor. Datça'ya yolunuz düşerse Eski Datça'yı mutlaka görmelisiniz.Adının Eski Datça olduğuna bakmayın.Datça'nın üç mahallesinden en düzenlisi ve son yılların gözde mekanlarının  yer aldığı yer aldığı bir yer burası.Eskiliği ilk yerleşim yeri ve yıkılmış eski binaların yoğunlukta olması.Şimdi o yıkıntılar tek tek ayağa kaldırılıyor ve el yakan paralarla satışa sunuluyor.En fazla iki katlı olan eski Datça evleri,bir sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış.

 Knidos M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu'na taşınır.Hippodamus planına göre kurulan şehirde birbirinden güzel tapınaklar,kutsal alanlar,tiyatrolar ve görkemli binalar yapılır.Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişir.Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos'ta açılır.Heykeltraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli'nin güzelliği dillere destan olur.Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos'a ziyaretçi akını başlar.
 Datça'nın bitki zenginliği antik çağlardan beri biliniyor. Knidos'un bir tıp merkezi olmasında bu özelliğinin de önemli rol oynadığı açık. İklim özellikleri Flora zenginliğinin başlıca nedeni. Datça florası denilince akla öncelikle badem geliyor. İster baharın çağla bademi, isterse sonrasının badem içi düşünülsün fark etmiyor. Datça bademi her ikisinde de söz sahibi.

 Kızlan yöresinde,Marmaris yolu kenarında,gelip geçerken gördüğümüz,umudunu kesmiş,biraz yorgun ve biraz küs duran,kollarından kesip rüzgarlarından ettiğimiz yel değirmenleri. Bu değirmenlerden bir tanesi Datça Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından restore  edildi ve gayette güzel oldu.Hayal ediyoruz;diğer değirmenleri de restore ediyoruz.Çevre ile uyumlu bir proje ile çevre düzenlemesi yapıyoruz.kuyulardan su çekip yaptığımız göleti dolduruyoruz.Bahçeler  oradan sulanıyor,parklar ortaya çıkıyor.
 Zeytin ağacının heybeti,bütün ağaçların en asili oluşu henüz tarihin bile hesaplanamadığı zamanlardan gelişinden olsa gerek.Zeytin meyvesinin suyu olan zeytinyağı,suyunu,rüzgarını aldığı her bölgede farklı lezzetler ediniyor.Datça'nın sarıdan yeşile dönüşen altın sıvısının lezzetine diyecek yok.

 Ege ve Akdeniz kıyılarımız,bu kıyıların binbir güzellikteki koyları,körfezleri bugün mavi yolculuğun odak noktalarını oluşturmaktadırlar.Mavi yolculuk süresince doğal güzelliklerle bütünleşen antik kalıntılar ve anıtlar da onun doyum olmaz süsü oluyor.Mavi Yolculuk ismi Sabahattin Eyüboğlu'nundu.Yolculuğa niçin mavi dediğini ise ancak bu yolculuk sona erdikten sonra iyi anlaşılabilir.Deniz ve Gök masmavi bu yolculuk boyunca,hem de mavinin her tonunda.Datça;doğal kumsalları,denizi ve güneşi ile kendini dünya turizmine hazır hisseden,her yönüyle bakir bir yarımadadır.
Datça bademi Türkiye'nin en lezzetli bademidir.
Nurlu'su,Ak'ı,Kababağ'ı,Dedebağ'ı,Sıra'sı ve Diş'iyle çeşit çeşit badem bulunuyor.En kalitelisi Nurlu,en kolay yeneni kabukları ince olan Diş'li bademdir.Bademin dış kabukları yeşil ve taze iken yenilenine Çağla denir.Latince ismi Prunos Amygdalus ve Prunusdulcis'dir.Biri tatlı diğeri acı badem olup,fosfor,çinko,bakır,kalsiyum,demir ve özel yağlar içerir.Besin değeri çok yüksek olan ve eczacılıkta bir çok alanda kullanılmaktadır.Datça bademi şu anda dünyanın en iyi bademi olarak kabul edilmekte olup,ikinci sırada Amerikan bademleri gelmektedir.


AKTİVİTELER
SÖRF YELKEN
 Datça'da her türlü su sporu yapılabilir . Ama bunların içinde birisi var ki dünya ölçeğinde iddialı Datça'lılar ,zaten meraklılarınca iyi tanınıyor SÖRF! sörf için çok derin olmayan ama sığlık yerlerinde dalgasının olmadığı uygun kuvvetle rüzgarında denizden karaya vaya karadan denize değil de karaya paralel gibi şartlar gerekiyor Datça'da bunların hepsi bir arada bulunuyor o zamanda çok sayıda sörf merkezinin bulunmaması için bir neden kalmıyor tabiki bu koşullar yelken meraklılarını buraya çekiyor ister deneyimli bir sörf ustası olun isterseniz sadece öğrenme meraklısı fark etmiyor Sörf merkezlerinden sörf için gerekli gereçleri kiralaya bilir yada ders alabilirsiniz.Datça sahillerinin rüzgarı yelkenbasmak için de çok uygun . Küçük bir yelkenli ile su üzerinde motor gürültüsü olmadan gezmenin keyfi bir başka. Yelken tecrübeniz yoksa sorun değil deneyimli bir öğretmen nezaretinde bir süre çalışıp öğrenebilirsiniz. tek yada çift kişilik küçük yelkenlilerle kendinizi rüzgara bırakabilirsiniz.
Su Altı :
Dalış, Batıklar ve Amforalar:
Dalma meraklılarına kısa hatırlatma: Bazı bölgelerde mesela Gökova Körfezi'nde dalma yasağı var. Bu yasaklar su altı zenginliklerini korumak amaçlı olduğu için herkezin saygılı olması gerekiyor. Datça'da çok sayıda dalış turu düzenleyen organizasyon var. Eğitimden dalış turlarına kadar çeşitli turlar düzenleniyor. Bu turlara katılmak en doğrusu. Yasak bölgelerde dalış ancak özel izinle oluyor. Amfora cenneti olarak bilinen Datça'nın dalış bölgeleri merkezdeki limana tekneyle yarım saat uzaklıktaki bölgelerde yer alıyor. Buralara bir göz atalım:
İnce Burun:
Limana 45 dakika uzaklığı ile en uzak dalış bölgesidir. İnce Burun aynı zamanda dalış yasağının başladığı noktadır. Burunda iki ayrı dalış bölgesi var. Burnun arkasına, güneybatıya doğru görülen 8-10 metrelerdeki büyük kayalar geçildikten sonra 25 metredeki kumluk alan üzerinde görülen amforalar ilk durak oluyor. Amforalardan sonra 55 metreye kadar duvar gibi inen kaya üzerinde yapışarak kaynamış çok miktarda seramik parçası görülüyor. Burnun kuzeydoğusu ise kumlukla başlıyor; 25 metreden sonraki bölümü Akdeniz'e özgü su altı bitkileriyle kaplı kayalıklar. Kumluk üzerine serpilmiş bulunan kayaların araları Akdeniz lezzetli balıkları orfoz ve lagos yuvaları.
Üç Kayalar:
Datça'nın en popüler dalış yeri. Resif 3 metreden başlıyor. Kumluk zeminde piramidi andıran 3 büyük kaya var. 30 metre kadar aralıklar yer alan ve zengin canlı popülasyonuna ev sahipliği yapan kayaların yükseklikleri 8 metre kadar. Üç Kayalar büyük balıkların en çok bulunabildiği yer. Derin kumluk alanda vatozlar avlanır. Kaya diplerinde amfora kırıkları görülüyor. Sağlam olan amforalar dalış merkezlerince tarihe olan saygılarının yanı sıra konuklara gösterebilmek için özenle korunmaktadır.
Dicks Rocks:
Bu resif Datça'daki ilk dalış merkezini kuran Hollandalı Dick tarafından bulunduğu için onun adıyla anılıyor. Akvaryum koyuna oldukça yakın bir mesafede olan resif, 13 metre derinlikte başlıyor, ve 35 metreye kadar sürüyor. Kayalık alanda Baraküda ve Sinarit balıkları görülüyor. 35. metrede bir antik çapa ziyaretçilerini bekliyor belki binlerce yıldır. Marmara denizinde dalgıçların sıkça karşılaştıkları renkli tüy yıldızları Datça'da sadece bu resif de bulunuyor.
Knidos Kiremit Batığı:
Knidos önemli bir ticari ve askeri liman olarak çok sayıda geminin uğradığı bir yerdi. Tanrıça Afrodit'in eşsiz güzelliktedki çıplak heykeli de kentin ününe ün katmış, ve gemilerin kaçınılmaz uğrak yeri haline getirmişti. Datça yakındaki batıkların bir çoğu da "Dalışa Yasak Bölgede " bulunuyor. Amatör dalgıçlarada özel izin verilmiyor. Datça batıklarının en bilineni Tekir Burnu Kiremit Batığı diye adlandırılan ticaret gemisi batığı.
Deniz dibinin ünlü amforaları:
Doğu- Akdeniz ticaretinin İ.Ö. 2000'li yıllardan itibaren gelişmeye başlaması ile amfora üretimi de hız kazanmış. İ.Ö. 7.yy itibaren ise amforalar artık bütün Akdeniz çevresindeki deniz ticaretinin vazgeçilmez unsuru olmuş. Amforalarla taşınan mallar içinde en yaygın olanları şarap, zeytinyağy ve balık ürünleriydi. Elbette bal, hububat, et, yağ ve benzeri ürünler için de kullanılıyordu amforalar. Ayrıca dekoratif eşya olmanın yanısıra tarihin aydınlatılmasında önemli rol oynamaktadırlar. Antik dünyanın deniz yolları, deniz ticareti, devletlerin ekonomik yapıları, üretimleri gibi bir çok alanda değerli bilgiler sağlamaktadırlar. Knidos önemli amfora üretim merkezlerindendi. Knidos amforaları mühürlerinde kent adının yazılmış olması ve özel biçimleriyle en kolay teşhis edilenlerdendir. Atina, Delos ve Mısır'da yoğun olarak bulunmuştur. Karadeniz'de bile rastlanması Knidos'un hem amfora üretiminde hem de denizaşırı ticarette ileri bir noktada olduğunu gösteriyor.
Trekking :
Datça’da yapılacak doğa yürüyüşlerinde tatilcilerin hem yürüyerek sağlıklı olmalarını hem de Datça’nın güzelliklerini bir başka biçimde tanımalarını hedefledik. Çoğunun sonu denizde bitiyor. Bazıları ise denizde başlayıp denizde bitiyor. Yürüyüş bittikten sonra Ege’nin veya Akdeniz’in mavi sularında kulaç atılacak ve keyifli sahil lokantalarında akşam yemeği ile sona erecek hoş günler öneriyoruz. Kartallar Vadisi’nde ki kayalara tırmanmak, Eksera Vadisi’nin içlerine doğru keşfe çıkmak zorlu parkurlarda yürümek demek. Böyle keşiflere çıkmak isteyenlere yerel kılavuz bulmalarını ısrarla öneriyoruz. Deneyimli olmayanlara ise bizim burada ele aldığımız parkurların dışına pek çıkmamalarını öneriyoruz.
Doğa yürüyüşü için özel uyarılar:
Öneriler zorlu parkurlar için değil Datça parkurları için olacak.• Datça parkurlarının hemen hemen tamamı kolay ve sorunsuz parkurlar ve gene hemen hemen tamamı denizde sona eriyor. Normal parkurlarda bol ve rahat bir pantolon giymek esastır.

Ama Datça parkurlarının çoğunda şortla yürünebilir.• Yürüyüş ayakkabısı en kolay parkur için bile tercih edilmeli. Datça parkurlarında spor ayakkabı ile de yürünebilir ama biz yine de varsa güvenliğiniz için bir yürüyüş ayakkabısı giymenizi öneriyoruz.• Yanınızda mutlaka içecek suyunuz bulunmalı. Çocukları ile yürüyenler, çocukların ne zaman acıkacağı belli olmadığından yiyecek bir şeyler bulundurmalı.• Kente, Kentli yaşama ilişkin şeyleri mümkün olduğunca yanınıza almayın. Doğanın her zaman duyamadığınız sesine kulak verin. Mesela kuş seslerini dinleyerek onları ayırt etmeyi deneyin.• Bedeninize uygun sırt çantası kullanın. Ne büyük ne de çok küçük olsun. Çantanızda bir küçük havlu denize girmek için mayo ve deniz havlusu bulunsun. Sürekli kullandığınız bir ilaç varsa unutmayın. Genellikle kısa bir süre sonra bir köye ulaşacaksınız. Orda ihtiyaç duyduklarınızı bulabilirsiniz. Gene de yara bandı ve diğer ilk yardım malzemeleri alabilirsiniz.Güneş için şapka ve gözlük alın. Kendinizi ve çocuklarınızı korumak için güneş kremini unutmayın.•İnceden kalına doğru giyinin gereğinde kat kat çıkarabilmek için. Çoraplarınız pamuklu olsun.•Etrafta otlayan koyunlar olduğunda köpeklerde olur. Telaş etmeyin soğukkanlı olun.•Ekili dikili alanlar içinden yürümeyin, meyve sebzelere zarar vermeyin, izinsiz koparmayın, sahibi varsa size ikram edebilir, makul bir ikramı da reddetmeyin.•Çevreyi korumaya özen gösterin. Çantanızda boş poşet bulundurun. Ürettiğiniz çöpleri bu poşete koyun ve ilk bulacağınız çöp alanına kadar götürün.•Son olarak kente dair her şeyi unutarak doğanın tadını çıkartın. Bir çift kelebeğin oynaşarak dolaşmasını, bir arının çiçekten çiçeğe koşuşturmasını, menekşelerin rengini izleyin. Yürüyüş ekip olarak yapılır ve ekibin ortalama hızı ayarlanır. Esas olan ekip olarak ve birlikte yürümektir. Ve bedeninizin sesine kulak verin. Daha hızlı veya daha yavaş yürümenizi o belirleyecektir. Bir tek noktayı unutmayın: Doğa yürüyüşü "kır gezintisi" değildir; bedeninizin yeterince zorlanması gerekir. İyi yürüyüşler!...

Festivaller:
Akdeniz'den Ege'ye Doğa ve Dostluk Yürüyüşü
1999 yılından bu yana yapılan bu yürüyüş zamanla uluslararası bir nitelik kazandı. İki deniz arasında yürünüyor. Bir denizden alınan su diğer denize dökülüyor ve muhtemelen iki deniz arasında yapılan tek yürüyüş oluyor. Akdeniz deki Kumluk Plajından toprak testilerle alınan deniz suyu kalabalık katılımcı grubun oluşturduğu konvoyun 2 saatlik yürüyüşü ile Gereme Koyuna götürülüp Ege Denizinin sularına dökülüyor. Yürüyüş, Limanbaşı Burnu'na doğru devam ediyor ve Kızlan Köyü Piknik Alanındaki eğlence ile sona eriyor.
Çığlıguş-Uçurtma Şenliği
23 Nisan'da yapılan şenlik Datça Kaymakamlığı desteğinde Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenleniyor. Şenlik için çocukların, gençlerin geleneksel olarak kamışla ve kağıtla yaptıkları rengarenk uçurtmalar gökyüzünü de rengarenk boyuyor.
Briç Festivali, Bademli Pilav Günü.
Briç Kulübünün düzenlediği oyunlar Şeker Bayramı sırasında yapılıyor.
Resim Şenliği
Muğla Valiliği ve Datça Kaymakamlığı himayesinde ilçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yeni başlattığı şenliğe ilk öğretim öğrencileri katılıyor. Türkiye çapında ilk öğretim öğrencilerinden altışar kişilik ekipler 1,5m x 1m lik kraft kartonlara doğa ve çevre ile ilgili resimler yapıyorlar. Hükümet Konağı önünden limana kadar upuzun bir sergi oluşuyor. Halkın eğlendiği şenlikte özellikle çocukların sevinci ve coşkusu görülmeye değer.
Dünya Barış Günü
1 Eylül'de Datça ile Simi adasının belediyeleri düzenliyor. Karşılıklı sahilllerden denize giren yüzücüler Datça ve Simi'ye yüzüyorlar. Sirtaki ve zeybek oynuyorlar. Barış ve dostluk amaçlı.
Reşadiye Keşkek Günü
Reşadiye Kazım Yılmaz ilkokulu tarafından Haziran ayında yeni kuşaklara keşkeği sevdirmek amacıyla Reşadiye Mahallesinde yapılıyor.Özcan Yılmaz Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi tarafından nisan ayında Turizm Haftası içinde öğrencilerin pişirmiş oldukları bademli pilavı halkla paylaşmaları amacıyla yapılıyor. Okulda pişirilen pilav ve hazırlanan ayran okul önünde bütün konuklara ikram ediliyor.
Datça’da Doğa Yürüyüşü Parkurları:
Ege’nin ve Akdeniz’in sıcağında yazın trekking yapmak oldukça zordur. Hava çok sıcaktır, nem oranı yüksektir.
Doğada yürümenin keyfi kaçıp eziyete dönüşebilir.
Datça ise bir istisna. Çünkü bölgede nem oranı en düşük iklimine sahip. Bir de en sıcak günlerde bile sürekli olan tatlı esintisi doğa yürüyüşünü çekici hale getiriyor. Meltem denilen tatlı esintiyi bilirsiniz değil mi, esen odur işte. Bütün bunlara rağmen alışkın olan gençler dışında, yazın sıcak günlerinin öğlen saatlerinde yürümenizi önermiyoruz.
Sabah veya akşam serinliklerini seçmekte yarar var. Yanınızda bol su bulundurmalı ve sıkça su içmelisiniz. Trekking başlığımıza bakmakta da yarar var.
Parkur yazılarımızda parkur uzunluğu yanında güçlük derecesini anlayabileceğiniz ipuçları veriyoruz.
Farklı uzunlukta ve farklı zorluk derecelerindeki parkurlardan bedeninize uygun olanı seçin. Doğa yürüyüşünün doğayla inatlaşmak değil doğayla uyum sağlamak esasına dayandığını unutmayın.
Datça’da parkurlar göreceğiniz gibi pek zorlu değil. Çok zor parkurlar yok mu, denirse elbette var, yer yer kaya tırmanışı gerektiren parkurlar da var. Ancak bu parkurlar deneyim, özel ekipman ve mutlaka rehber gerektiriyor. Bizim burada verdiğimiz parkurlar Datça’ya tatile giden ama tatilin bütününü güneş altında kumlarda uzanıp mavi sularda kulaç atarak geçirmekle yetinmek istemeyen gezginler için. Hem tatili daha aktif ve sağlıklı geçirmek hem de bu güzel yarımadayı iyi tanımak için öneriler.
Zorlu parkurlarda sürekli trekking yapmaya alışık okurlara biraz "hafif" geleceğini biliyoruz. Dahası bazıları "kır gezintisi" gibi algılanabilecektir. Onlara da önerilerimiz var. Kaya tırmanışı için Kartallar Vadisi, zorlu bir trekking için Eksera Vadisi’nde arayışlar yapabilirler. Çok maceralı ve keyifli olacağına kuşku yok. Ancak bu tür arayışlarda yerel bir kılavuz bulmakta yarar var. Profesyonellerin olmadığı yerde en iyi kılavuzlar keçi otlatan çobanlardır, bilesiniz.
Parkurlar için verdiğimiz yürüyüş süreleri ortalamadır. Deneyimli ve antrenmanlı bir ekip daha kısa zamanda yürüyebilir. Antrenmansız bir ekip için de zaman biraz daha uzayabilir. Bizim sürelerimiz sadece bir fikir vermek için. Yürüyüş ekip olarak yapılır ve ekibin ortalama hızı ayarlanır. Esas olan ekip olarak ve birlikte yürümektir.
Ve bedeninizin sesine kulak verin. Daha hızlı veya daha yavaş yürümenizi o belirleyecektir.
Bir tek noktayı unutmayın: Doğa yürüyüşü "kır gezintisi" değildir; bedeninizin yeterince zorlanması gerekir.
İyi yürüyüşler!...


PARKURLAR :
Hızırşah, Karain Mağrası, Alazeytin, Domuzbükü.
Çam ormanları içersinde doğayla başbaşa Nasıl: İlçe merkezine beş km mesafedeki Hızırşah Köyü'ne dolmuşla gidiyoruz.
Kızlan - Reşadiye - Güznedüzü / Körmen Limanı
Antik yolda yürümek. Nasıl: Datça kent merkezinden 10 km. ilerideki Kızlan Köyü'den başlanıyor. Bunun için Kızlan minibüsleriyle köye gidiliyor. Minibüslerin gidiş ve dönüş saatlerinde mevsime göre oynamalar olabildiği için özellikle dönüş saatini öğrenmekte yarar var. Dolmuş için bir seçenek de Karaincir Tatil Sitesi ve Aktur Tatil Sitesi'ne giden dolmuşlarla Kızlan Köyü sapağına kadar gidip iki km yürüyerek köye ulaşmak.
Hızırşah, Karaköy, Körmen Limanı
Ege denizine doğru Nasıl: Hızırşah merkeze yakın bir köy, beş km. Dolmuşlar var. Kısa bir yolculukla köye ulaşıp eski asfalt yoldan yürüyüşe geçiliyor.
Kızılbük, Hayıtbükü, Adatepe, Ovabükü, Palamutbükü
Trekkingle sahil gezintisi arası bir yolculuk. Nasıl: Başlangıç noktamız Kızılbük ilçe merkezine 20 km. Mesudiye Köyü dolmuşları uğruyor. Önceden Kızılbük’e gidip gitmediğini öğrenerek binmeli. Bir gurup olunursa ve konuşulursa gidiyorlar. Bir seçenek de Hayıtbükü Plajı’na giderek oradan yürümek. İki koyun arası sadece 500 metre. Çocuklarınızı da götürün, çok eğlenecekler.
Yazıköy, Değirmenbük, Eştengil Çiftliği, Knidos Ören Yeri
Uygar bir köyden antik uygarlığa doğru Nasıl: Yazıköy ilçe merkezine 27 km. Dolmuş seferleri var. Köyün güzelliği yürüyüşe başlarken mutlu başlamayı sağlıyor. İşletmecisi kadın olan kahvede bir mola ile başlayın.
Yazıköy, Belen Köy, Marin, Bükceğiz Koyu, Marin, Palamutbükü
Knidos kültürünün izlerini sürerek yolculuk Nasıl: Yazıköy ilçe merkezine 27 km. uzaklıkta. Dolmuşlar çalışıyor. Planı Yazıköy’de biraz zaman geçirecek şekilde yapmakta yarar var. Datça tatili sırasında ayrıca gidip gezmemiş olanlar için
Emecik, Meriç, Alavara
Ayrıla birleşe Ege kıyısında Nasıl: Emecik Köyü ilçe merkezine 20 km. Aktur dolmuşlarıyla veya yer varsa Marmaris’e giden araçlarla gidilebilir. Dönüş de aynı araçların dönüşüyle yapılıyor.
Emecik, Sarıliman, Apollon Tapınağı
Tarihin derinliklerine doğru adım adım Nasıl: İlçe merkezinden Aktur dolmuşlarıyla veya Marmaris’e giden araçlarla gidilebiliyor. Merkeze 20 km. Dönüşte de aynı araçlara ek olarak Karaincir Tatil Sitesi yol ayrımında buraya çalışan dolmuşlarla yapılabilir.
Sındıköy, Örencik, Döşeme, Meşe Çukuru, Avlana
Badem, zeytin ve çamlara eşlik ederek Nasıl: Sındıköy merkeze 22 km. Dolmuşlar çalışıyor. Knidos yolundan biraz içeride. Kısmen toprak yol kısmen de asfalttan yürünüyor. Patikalara girilmiyor.
Sındı Köyü, Zeytincik, Kumyer, Palamutbükü
Akdeniz’i ve Ege Denizi’ni birlikte seyretmek Nasıl: Başlangıç noktamız Sındıköy’e dolmuşla gidiyoruz. İlçe merkezine 22 km. Knidos yolundan ilerleyip sağa dönünce kısacık bir yol köye ulaştırıyor. Sındıköy’den asfalt yola inilerek Zeytincik Mahallesi’ne geliniyor. Yürüyüşe başlanıyor. Ama başlamadan köyü ve mahalleyi kısaca da olsa geziyoruz.
Cumalı, Karataş Mevkisi, Değirmen Bükü
Güzel köyler arasında rahat bir yolculuk Nasıl: Cumalı Köyü kent merkezine 25 km. uzaklıkta, Knidos yolu üzerinde. Minibüsler çalışıyor. Güzel bir köy. Önce köyde küçük bir gezi yaparak ve bir çay içerek başlamalı yürüyüşe.
Datça, Kızlan, Gereme Koyu, Limanbaşı Burnu
Akdeniz’den Ege Denizi’ne Nasıl: İlçe Merkezi’ndeki Öğretmenevi’nin arkasından başlayıp Ege Denizi tarafında Gökova Körfezi’ne bakan sahile çıkılıyor ve bir süre sahil yürüyüşü ile sona eriyor. Parkurun büyük bir bölümü toprak yol. Gereme yolu kullanıldığında önemli yokuş yok, rahat bir parkur, ailece yürünebilir.
Kargı Koyu, Domuz Çukuru (Gidiş-Dönüş)
Deniz manzarası ve yeşil doğada tepelere doğru Nasıl: İlçe Merkezi’nden dört km. uzaklıktaki Kargı Koyu’na yaz mevsiminde sık dolmuş bulunur. Koya gidip hazırlıklar kontrol edildikten sonra güneydeki tepelere doğru yürünüyor. Yolun tamamı patikalardan oluşuyor.

Bu yazı toplam 3531 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Veli GÜLSOY
1.Hızırşah
İsmail SAÇLI
SİVAS GÜNLERİ!
H.Habip Taşkın
DAMDA NE DAMI?
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Yenilenen Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?
Çok Güzel Olmuş
Güzel
İdare Eder
Kötü